5 Şubat 2011 Cumartesi

Mısır Şurubuna Dikkat



Hobibox'un blogunda mısır şurubu ile ilgili bir yazı okudum. Haberlerde de  görmüşsünüzdür. Mısır şurubu içerdiği yüksek glikoz nedeniyle oldukça zararlı hem de ülkemizde çok yaygın. Sebep olduğu hastalıkların başında şeker hastalığı geliyor. Hayatımıza öyle bir yerleşmiş ki neredeyse yediğimiz her şey de mısır şurubu bulmak mümkün. Lütfen bu zararlı maddeden uzak duralım, bunun için bilinçli tüketici olalım.

Sevgili Hobibox'un dediklerine kısaca göz atalım...


Son yıllarda ki, gıda katkı maddeleri sağlıkta ve sağılığımızda yeterince boy gösteriyor. Yıllardır okurum, bakarım, ama ne yazık ki bilinçli tüketici, bilinçli anne, ve bilinçli vatandaşın (ki bunların sayısı parmakla gösterilecek kadar az ve gittikçe azalmakta) bu kişilerin dışında bu işe ses çıkarmamak, hasır altı etmek, onay vermek, denetlememek bazı siyasilerin, ve bu işten rant sağlayan firmaların birbirleiryle paslaşması sonucu özellikle Mısır şurubu" denilen yüksek dozda ki fruktoz maddesinin zararlarını ayyuka çıkarmıştır. Bugün sokağa çıksanız nedir bu "mısır şurubu" diye sorsanız kaç kişi cevap verir, yada nasıl tanımlar. Çocuklarımızın ve bizlerin geleceği sağlığı ile oynamaya kimin ne hakkı var bu kadar?

Bir çok Avrupa ülkesinde yasaklanan veya sınırılı bir kota verilen bu maddeye, ülkemizde bırakın yasaklanmasını, denetlenmesini bilakis kota yükseltilmesi var, dün gece siyaset meydanında dinledim, daha önce de bir haberde okumuştum,Ülkemizde 2001’de çıkartılan şeker yasası ile mısır şurubu üretim kotası yüzde 10 olarak belirlendi, fakat sonra yüzde 15’e yükseltildi. Halbuki bu kota ABD’de yüzde 2, Almanya’da binde 8.9, Fransa da ise binde 4.9! Bu nasıl bir sorumsuzluk ve aymazlıktır, hangi gerekçe veya nedenler sağlımızla oynama hakkını verir. Önce çiftçiye dur "şeker pancarı ekme" diyeceksin, sonra "mısırı ekme" diyeceksin, sonra şeker için dışardan "mısır" ithal ediceksin, hani bildiğimiz "sakaroz" yani çay şekeri denilen, şeker pancarından yapılan "neyaz şeker" olsa amenna, ama yediğimizin içitiğimizn içinde ki şeker ne yazık ki, yapay "yüksek fruktozlu mısır şurubu" hadi bunuda geçtim, bellir bir kotası olur tamam, hem onu tavan yapıcaksın, hemde bu mısırları "genetiği değiştirilmiş mısırlar" dan alıcaksın...oh ne ala...

Özellikle çocuklarımıza cazip gelen hazır yiyecekler, ve bu cazbeye kapılan anneler biraz daha dikkatli olmalı, sürekli al benisi olan, rengarenk şeker, kurabiye, pasta, cicili bicili hamurlar, çerezler, colalar, gazozlar, kekler derken her an her iki kişiden biri kanser hastalığı potansiyeli bireyler yetişiyor.  Hani mümkünü olsa "Ali babanın çiftliği" misali her şeyimi kendim yetiştirip ekip biçicem, biraz para olsa, gözüm ne yatta ne katta, sadece sağlık ve huzurlu bir hayatta....

**** Devamı için buradan lütfen


4 yorum:

reyhane dedi ki...

Tüketici olarak işimiz zor..

ÖRGÜÇANTAM dedi ki...

adam üretir istemiyorsan yeme kardeşim zihniyetli idarecilerden arınmadığımız sürece geleceğimizin işi zor para kazanmak için yapmayacakları yok
gerçekten işimiz zor gülüm.

Canım yarın yine sınav var sanırım gönlünce geçmesi dileğiyle başarı senden yardım omuzlarına konacak dua meleklerinden öpüyorum

Yeşim dedi ki...

Neredeyse yediğimiz herşeyde var biz kurtardık sayılır da, çocuklarımıza yazık :(

YETENEK-SİZİN dedi ki...

sen çocuk yapta ben ona doğal yiyecekler bulurum:)